Su başlıca içeceğimiz olduğu için içme suyunun temiz olması sağlık açısından hayli önemlidir. Bu nedenle evlerde çeşme sularını filtre eden arıtma sistemlerinin kullanılmasının gerekli olduğunu belirtilmektedir. Su arıtma teknolojisi dünya nüfusunun kalabalıklaşması ve sanayileşme bu gibi su kaynaklarının hızla kirlenmesine neden olduğundan ve temiz su kaynaklarının giderek tükenmesine yol açmaktadır. İnsanlık bu noktada suni ve hızlı tekniklerle suyun arındırılması metotlarını bulma yoluna gitmek zorunda kalmıştır. Çoğu insan çağımızda su arıtma kelimesini itici biçimde karşılamaktadır. Hâlbuki organik kaynak suları diye adlandırılmış olan sular su arıtma cihazı ile arıtılmış olur. Doğanın arıttığı su insanlığın teknolojide şuursuz bir şekilde çabucak ilerleme göstermesiyle yetersiz kalmaktadır. Bugün olabildiğince çok yeraltı suyu yeryüzüne kirli bir biçimde çıkmaktadır.

Bilmekte Fayda Var!

İçme sularının mikroorganizma, katı parçacık ve zararlı kimyasal madde bulundurmaması gerekiyor. Suyun içindeki maddelerin bir kısmının ise belirli miktarda bulunmasına izin veriliyor. Ülkemizde içme sularının sahip olması gereken özellikler Türk Standartları Enstitüsü tarafından belirleniyor.

Suyun arıtılmasında farklı yöntemler kullanılıyor. Evlerde kullanılan su arıtma cihazlarında ise su çoğunlukla bir filtreden geçirilerek içinde bulunan yabancı maddelerden arındırılıyor. Aktif karbon bu amaçla yaygın olarak kullanılan maddelerden biri.

Aktif karbon yüksek oranda karbon içeren maddelerden (örneğin kömür, ağaç) üretiliyor. Yapısı kurşun kalemlerde kullanılan grafite benzer ancak daha düzensiz bir yapıya sahiptir.

Aktif karbon, suyun içindeki yabancı maddeleri yüzeyinde tutarak sudan ayrılmalarını sağlıyor. Bu işlem için özellikle aktif karbonun tercih edilmesinin nedeni aktif karbonun yüzey alanının çok geniş olması. Öyle ki 1 gram aktif karbonun yüzey alanı 500-1500 metrekare arasında değişebilir. Yani 10 gram aktif karbonun -yaklaşık 5 çorba kaşığı- yüzey alanı bir futbol sahasının yüzeyini kaplayabilir. Yapısında bulunan çatlaklar ve boşluklar nedeniyle aktif karbonun yüzeyinde suyun içindeki yabancı maddelerin tutunabileceği çok yer vardır.

Suyun içindeki yabancı maddelerin aktif karbonun yüzeyinde tutunmasını sağlayan süreç adsorpsiyon olarak isimlendiriliyor. Bir madde fiziksel ya da kimyasal etkileşimler sonucu katı bir yüzey üzerine tutunabilir.

Fiziksel adsorpsiyonda maddenin yüzeye tutunmasını sağlayan, moleküller arasındaki Van der Waals kuvvetleri olarak isimlendirilen ve kimyasal bağlar kadar güçlü olmayan etkileşimlerdir. Bu etkileşim moleküllerin birbirine yeterince yakın olması durumunda atomlar ya da atom grupları arasındaki elektriksel itme ve çekme kuvvetleri nedeniyle ortaya çıkar.

Aktif karbonun yüzeyindeki boşluklar farklı genişliklerde olabilir ve yapıları yerkabuğundaki çatlaklara benzetilebilir. Mikro gözenekler olarak isimlendirilen ve genişliği 2 nanometreden küçük olan boşluklara giren moleküller ile aktif karbonun yüzeyi arasındaki mesafe Van der Waals etkileşimlerinin ortaya çıkması için yeterlidir.


Su arıtma teknolojisi dünya nüfusunun kalabalıklaşması ve sanayileşme bu gibi su kaynaklarının hızla kirlenmesine neden olduğundan ve temiz su kaynaklarının giderek tükenmesine yol açmaktadır. İnsanlık bu noktada suni ve hızlı tekniklerle suyun arındırılması metodlarını bulma yoluna gitmek zorunda kalmıştır. Çoğu insan çağımızda su arıtma kelimesini itici biçimde karşılamaktadır. Hâlbuki organik kaynak suları diye adlandırılmış olan sular su arıtma cihazı ile arıtılmış olur. Doğanın arıttığı su insanlığın teknolojide şuursuz bir şekilde çabucak ilerleme göstermesiyle yetersiz kalmaktadır. Bugün olabildiğince çok yeraltı suyu yeryüzüne kirli bir biçimde çıkmaktadır.


Su Arıtma Makineleri Nasıl Çalışmaktadır?


Birincisi kirletmiş olduğumuz suları arındırma prosedürü ile doğanın kendi arıtabileceği seviyelerdeki kirlilik özelliğine getirmek ikincisi doğanın çabuk arıtamadığı temiz su kaynaklarını da gene arıtma prosedürü ile sağlığımızı bozmayacak seviyelere getirmesi amaçlanmaktadır. Peki su arıtma nasıl yapılmaktadır? Su arıtma prosedürü doğada işleyen doğal bir prosestir. Yeryüzünde ki sular çeşitli nedenler sonucunda kirlenir ve buharlaşma sayesinde suyun saf hali yine gökyüzüne ulaşarak yine çoğunlukla temiz bir kaynak olarak gökyüzünden yeryüzüne inerek insan hayatının devamını teşkil etmektedir.

Su Arıtma Makineleri Görevleri

Bu prosedürler yeraltında yüzlerce yıl sürebilmektedir. Şifalı suların çoğunluğu bu yolla oluşmuştur. Suni olarak icat edilen su arıtma yöntemleri de gene doğadan ilham alınarak gerçekleştirilmiş yöntemlerdir. İnsanoğlunun bekleyecek zamanı kalmamıştır. Bu nedenden ötürü doğadaki su arıtma prosesi taklit edilerek doğadan çok fazla daha çabucak su arıtma prosedürünü gerçekleştirebilmemiz gereklidir. Suyun yer altında ilerlerken oluşturduğu kirliliklerinden arındırılması ve takip edilerek bilimin de katkısıyla doğadakinden çok fazla daha hızlı bir şekilde bize yanıt vermektedir. Yine doğadan esinlenerek iyon değiştirmek prensibi ile sudaki kirlilikler zararsız hale getirilerek arındırılmaktadır.

Su Arıtma Ne İşe Yarar?

Yalnız suyun saflaştırıldıktan sonra istediğimiz özelliklere getirilebilmesi mümkün. Buna karşın doğadaki çeşitli sular bulundukları ortam münasebetiyle farklı özellikler gösterebilmektedir. Bu nitelikleri sağlayan tabii mineraller ile su moleküllerinin yapısı şeklindedir. Su saflaştırıldıktan sonra bu minerallerin ilavesi ile su moleküllerine bu özellikler su arıtma cihazı ile yine kazandırılabilmektedir. Bu biçimde etkin bir su arıtma cihazı sistemi şeklinde olacaktır.